Paylaşmak, insanları mutlu eden çok güzel bir davranıştır. Elimizdeki yemeği,suyu, oyuncağımızı ya da bilgimizi bir başkasıyla paylaştığımızda hem karşımızdaki kişi mutlu olur hem de biz kendimizi iyi hissederiz.
Paylaşmak sadece bir şey vermek değildir. Aynı zamanda iyilik, sevgi ve dostluk anlamına da gelir. Örneğin, bir arkadaşımız silgimizi unuttuysa ona silgimizi vermek, paylaşmanın güzel bir örneğidir. Bu davranış, arkadaşlığımızı güçlendirir ve sınıf ortamını daha güzel hale getirir.
Paylaşan insanlar, çevresinde daha çok sevilir. Çünkü paylaşmak, insanlara değer verdiğimizi gösterir. Ayrıca paylaşmak, bencillikten uzak durmamıza yardımcı olur. Paylaşmayı bilen bir çocuk, büyüdüğünde de anlayışlı ve yardımsever bir insan olur.
Dünyada herkes birbirine yardım etse, kimse üzülmezdi. Zengin olanlar fakirlerle, bilgili olanlar bilmeyenlerle paylaşsa, hayat daha güzel olurdu.Tabi bunu ilkokul düzeyine de indirgersek bu çağlarda paylaşma duygusunun önemi daha büyüktür.Buralar da bu duygunun kazandırılması için öğretmene büyük rol düşmektedir.Öğrenciler arasında bu duyguyu sürekli empoze etmek,yerleştirmek çok önemlidir.Çocuklar paylaştıkça aslında paylaşılan varlıkların azaldığını değil arttığını görmeleri onları daha da motive edecektir bu konuda.
Sonuç olarak, paylaşmak çok güçlü ve güzel bir davranıştır. Paylaştıkça çoğalırız, büyürüz ve mutlu oluruz. Unutmayalım: Paylaşmak, mutluluğu çoğaltmaktır.Bu kapsamda, çocukların eşit paylaşımda bulunma/bulunmama davranışlarına göre mantıksal düşünme becerilerinin nasıl farklılaştığı ve bu sürecin yaşa bağlı değişimi incelenmiştir. Bu araştırmaya okul öncesi ve ilkokul düzeyinde eğitim görmekte olan 5-8 yaş aralığındaki 114 çocuk katılmıştır. Veri toplama sürecinde çocukların eşit paylaşım davranışlarını incelemek amacıyla iki farklı içeriğe sahip (şeker ve etiket paylaşımı) etkinlikten yararlanılmıştır. Çocukların mantıksal düşünme becerilerini incelemek amacıyla iki farklı çıkarım türünden oluşan üç soru sorulmuştur. Araştırma sonucunda, hem çıkartma hem de şeker kullanılan uygulamalarda çocukların büyük bir çoğunluğunun eşit paylaşım davranışı gerçekleştirdiği görülmüştür. Eşit paylaşımda bulunan çocuklar bu tercihlerinin sebebini genellikle adalet konusuna vurgu yaparak açıklamıştır. Çocukların yaşlarındaki artışa bağlı olarak eşit paylaşım davranışının arttığı görülmüştür. Araştırma sonucunda çocukların özellikle alternatif öncüller üretmelerini gerektiren çıkarım türlerinde zorlandıkları görülmüştür. Bunun yanında çocukların mantıksal düşünme becerilerinde görülen farklılaşmanın eşit paylaşım davranışı sergileme durumuyla ilişkisi incelenmiştir. Kaynak olarak şeker seçildiğinde, eşit paylaşımı tercih eden çocukların yaşça büyük olduğu ve mantıksal düşünme becerilerinin de daha gelişmiş olduğu tespit edilmiştir. Çocukların temel düzey mantık bilgisine sahip olmalarının bilişsel, duyuşsal ve sosyal boyutta gelişimlerini olumlu yönde etkileyeceği görülmektedir.

















