Olumlu cümleler yalnızca fiil cümlelerinde değil, isim cümlelerinde de görülebilir. “Bu kitap çok ilginçtir.” cümlesinde herhangi bir iş yapılmamış olsa da bir özellik bildirilmiştir. Bu nedenle bu cümle de olumlu bir cümledir. Olumlu cümleler, anlatımda genellikle bilgi verme, onaylama ve durumu olduğu gibi aktarma amacı taşır.
Olumsuz cümle ise bir işin yapılmadığını, bir durumun gerçekleşmediğini ya da bir özelliğin bulunmadığını bildiren cümledir. Olumsuzluk genellikle fiillere getirilen -ma / -me ekiyle yapılır. Örneğin “Ayşe okula gitmedi.” cümlesinde “gitmek” fiili olumsuz hâle getirilmiştir. Bu nedenle cümle olumsuz bir cümledir. Olumsuz cümleler, bir eylemin gerçekleşmediğini açıkça ifade eder.
Olumsuz cümleler sadece fiil cümlelerinde değil, isim cümlelerinde de görülür. İsim cümlelerinde olumsuzluk genellikle “değil” sözcüğüyle sağlanır. Örneğin “Bu film sıkıcı değil.” cümlesinde “değil” sözcüğü kullanılarak olumsuzluk yapılmıştır. Bu cümlede, filmin sıkıcı olmadığı belirtilmektedir.
Bazı cümlelerde olumsuzluk anlamı, ek ya da “değil” kelimesi olmadan da sağlanabilir. “Hiç kimse sınıfa gelmedi.” cümlesinde “hiç kimse” sözcüğü, cümleye olumsuz anlam katmıştır. Bu tür cümlelere anlamca olumsuz cümleler denir. Yüklem olumlu görünse bile cümlenin anlamı olumsuzdur.
Olumlu ve olumsuz cümleler, anlam bakımından birbirinin karşıtıdır. Bir cümlenin olumlu hâli, aynı cümlenin olumsuz hâline dönüştürülebilir. Örneğin “Öğrenciler bahçede oynuyor.” olumlu bir cümledir. Bu cümle “Öğrenciler bahçede oynamıyor.” şeklinde olumsuz yapılabilir. Bu dönüşüm, cümle anlamını tamamen değiştirir.
Olumlu cümleler genellikle anlatımı daha akıcı ve net hâle getirir. Olumsuz cümleler ise çoğu zaman uyarı, reddetme, inkâr ya da eksiklik bildirme amacı taşır. Günlük konuşmalarda her iki cümle türü de sıkça kullanılır. Örneğin “Seni anlıyorum.” olumlu bir cümleyken, “Seni anlamıyorum.” olumsuz bir cümledir. İki cümle arasındaki anlam farkı oldukça belirgindir.


















