Sözcükler arasındaki anlam ilişkileri de sözcük bilgisinin önemli bir bölümünü oluşturur. Eş anlamlı sözcükler, yazılışları farklı fakat anlamları aynı veya birbirine çok yakın olan sözcüklerdir. “Mutlu” ve “sevinçli” kelimeleri eş anlamlıdır. Zıt anlamlı sözcükler ise anlam bakımından birbirinin karşıtı olan kelimelerdir. “Uzun–kısa”, “iyi–kötü” gibi sözcükler zıt anlamlıdır. Eş sesli sözcükler ise yazılışları ve okunuşları aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir. “Gül” kelimesi hem bir çiçeğin adı hem de gülme eylemi anlamında kullanılabilir. Bu tür sözcükler cümledeki kullanıma göre anlam kazanır.
Sözcük bilgisi kapsamında ele alınan bir diğer konu da sözcük gruplarıdır. Birden fazla sözcüğün bir araya gelerek oluşturduğu anlamlı yapılar sözcük grubu olarak adlandırılır. İkilemeler, deyimler ve atasözleri bu gruba girer. İkilemeler anlatımı güçlendirmek için kullanılır. “Yavaş yavaş”, “teker teker” gibi örnekler ikilemedir. Deyimler, genellikle mecaz anlam taşıyan ve kalıplaşmış söz gruplarıdır. “Kulak vermek”, “gözden düşmek” gibi deyimler cümleye zenginlik katar. Atasözleri ise toplumun deneyimlerinden oluşmuş, öğüt verici sözlerdir.
Sözcük türleri de sözcük bilgisinin önemli bir bölümünü oluşturur. Sözcükler cümledeki görevlerine göre isim, fiil, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç ve ünlem gibi türlere ayrılır. İsimler, varlıkları, kavramları ve duyguları karşılayan sözcüklerdir. Fiiller, iş, oluş ve hareket bildirir. Sıfatlar, isimleri niteleyen veya belirten sözcüklerdir. Zamirler, isimlerin yerini tutar. Zarflar, fiilleri ve sıfatları anlam yönünden etkiler. Edatlar, bağlaçlar ve ünlemler ise cümlede yardımcı görev üstlenir.
Sözcük bilgisinin gelişmesi, okuma alışkanlığıyla doğrudan ilişkilidir. Çok kitap okuyan bireyler, yeni sözcüklerle karşılaşır ve bu sözcükleri bağlam içinde öğrenir. Ayrıca sözlük kullanma alışkanlığı, bilinmeyen sözcüklerin anlamını öğrenmeyi kolaylaştırır. Sözcük çalışmaları, öğrencilerin anlama ve anlatma becerilerini güçlendirir.

















